Çarşamba , 21 Kasım 2018
En Çok Beğenilenler

MERHABA TATLIM BEN TÜLAY SEX HİKAYEMİ SANA TELEFONDA ANLATMAMI İSTERSEN ARA AŞKIM!
NUMARAM: 0023 781 11 37

köylü güzeli kezban yengem

Dayım geçen sene evlendi. Evlendiği kız, yani küçük yengem Kezban,
sarışın, mavi gözlü, memeleri ve kalçası taş gibi biri. Dayıma bu kızı
bir köyden bulup evlendirdiler. Kız köyde büyüdüğünden, hem saf, güzel
hem, de harika fizikliydi. Bu arada dayım 35 yaşında, sarışın pek
yakışıklı olmayan bir adamdır. Neyse, geçen sene bu kızla
evlendiklerinde, ben içimden, (Bu kız nasıl vardı bu adama?) diye
düşünmeden edemedim. Kız gerçekten çok güzeldi ve ben çok etkilenmiştim.
Kız benden neredeyse 10 yaş küçüktü. Ama benim sikim kalkmıştı bir kere
bu kıza. Yanlış bir şey olsun da istemiyordum. Bu yüzden düğünden sonra
sadece bir bayram hariç, hiç yüz yüze gelmemiştim kızla.
Geçen ay dayım beni aradı, “Oğlum, niye bize gelmiyorsun hiç?” dedi ve
biraz da sitem etti. Dayım anneannemle beraber yaşardı ve evlenmeden
önce biz çok beraber zaman geçirirdik. Fakat evlendikten sonra, ben kıza
dayanamam bir şey yaparım diye hiç gitmedim evlerine. Dayımın
ısrarlarına dayanamadım ve Pazartesi günü geleceğimi söyledim. Hem
anneannemi de görecektim, 2-3 gün de kalacaktım.
Neyse Pazartesi günü, ben öğlen saat 1 gibi dayımın evine gittim.
Anneannem evde sanıyordum. Apartmanın dış kapısı açıktı, yukarı çıktım,
en üst katta oturuyorlardı. Evin bir de terası vardı, ama ne güzel,
çevre binaların hepsinden yüksekte. Ben daire kapısının önüne gelince,
tam zili çalacaktım ki, içeriden sesler geliyordu. Şeytan dürttü,
içimden (Dinle biraz bakalım ne konuşuluyor içeride?) dedim.
Evin içinde biri telefonla konuşuyordu, herhalde Kezbandı konuşan.
Telefondakine, “Evet, bu gün gelecek… Bir evlendiğimde, bir de
bayramda gördüm… Evet, çok yakışıklı…” dedi. Sonra bir gülüşme oldu.
Ardından, “Üstüne atlamazsam iyidir!” dedi. Biraz daha gülüştüler ve
“Hadi görüşürüz Fatma abla.” dedi kapandı telefon. Fatma abla dediği de,
büyük dayımın karısıydı, yani büyük yengem. Kulaklarıma inanamadım,
yengemler benim hakkımda neler konuşuyorlardı. İçimden, (Ne yapsam,
girmesem mi eve?) dedim, kapıda bekledim biraz, sonra bastım zile. Kapı
direk açıldı. Karşıma Kezban yengem bir afet gibi çıktı. Saçlar hafif
ıslak, yeni banyo yapmış gibi, memeler tişörtü neredeyse patlatacak,
altında bir tayt, am göt kabak gibi çıkmış…
Ama o da beni görünce gözleri parladı, “Hoşgeldin!” dedi. “Hoşbulduk!”
dedim. Kezban bana bir sarıldı, memelerini göğsüme yapıştırdı, sıcacık
meme uçlarını bile hissettim. Bacağının biri benim bacak arama gelecek
şekilde, amını da sürttü bana ve “Ev hali, kusura bakma.” dedi. Ben
anneannemi soracaktım ki, “Annem Fatma ablamlara gitti.” dedi. İçimden,
(Ne alaka, benim geleceğimi biliyordu, niye gitti ki?) dedim. Ben dayımı
aradım hemen, “Dayı ben geldim, ama anneannem yok?” dedim. Dayım da,
“Biliyorum, abimin karısı biraz hastaymış, sabah ona bakmaya gitti, sen
keyfine bak, Kezban evde, akşam görüşürüz!” dedi, kapattı telefonu.
Bir Katakulli vardı bu işte. “Kezban ben üstümü değiştirmek istiyorum.”
dedim. Bana bir oda gösterdi, oraya geçtim. Benim ardımdan bu hemen
sarıldı telefona. Beni de şeytan dürttü, paralel telefonu da gördüm
odada, sessizce kaldırdım ahizeyi. Kezban, Fatma yengemle konuşuyordu.
“Abla, geldi!” dedi. Fatma yengem de, “Hadi iyisin, ben de annemi ikna
ettim, burada kalacak bu akşam!” dedi. “Abla kendimi zor tutuyorum,
üzerine atlayacağım!” diyordu. Fatma yengem de, “Canın çektiyse siktir
kendini, ama dikkat et çok düzgün çocuktur, ben yıllardır neler yaptım
da, yan gözle bile bakmadı bana. Ama sen çok gençsin, güzelsin de, belki
sana dayanamaz!” dedi. “Ben şimdi halı yıkamaya başlayacağım, tahrik
ederim herhalde, odun değil ya, nihayetinde o da bir erkek, hem de tam
istediğim gibi bir erkek.” dedi, gülüştüler, sonra kapadı telefonu.
İçimden, (Sizi orospular, dayılarımın aldığı karılara bak be, bunların
ikisi de orospunun önde gideni!) dedim. Üzerime alt eşofman ve bir
tişört giyip çıktım odadan. Kezban hemen telefondaki gibi, “Tarkan sen
keyfine bak, ben şu halıyı yıkayayım terasta, hava çok güzel.” dedi. Ben
“Tamam.” dedim. Ne yapacak orospu diye beklemeye başladım. Kezbam
halıyı aldı, hortumu çekti terasa, odaya gitti üzerine kısa bir tayt,
bir de memeleri gözüken bol bir tişört giydi geldi. Ben TV’yi açtım,
kanepeye uzandım, Kezban da tam çaprazımda, terasın kapısı açık, bana
memelerini gösterecek şekilde başladı halıyı yıkamaya…
Orospu halı mı yıkıyor, yoksa karşımda erotik duş mu yapıyor anlamadım.
Suyu halıya tutarken, biraz da üstüne başına tutuyordu. Üzeri ıslandı
hemen, Kezbanın memeleri, amı götü belli oluyordu. Dikkat edince sütyen
takmadığı ve altına tanga giydiğini de görmüştüm. O manzarayı görünce
benim sikim aynen kalktı tabii, altımda da eşofman olduğundan, dimdik
oldu. Çaktırmadan baktım, Kezban göz ucuyla benim sikime bakıyor. Ben de
iyice görsün diye, eşofmanın önünü elimle düzelttim, tam bir çadır
kurdum. Birden seslendi, “Tarkan, bir yardım et, şu halıyı kaldıralım.”
dedi. Ama gözü benim sikimde…
“Tamam.” dedim, ayağa kalktım, sikim önümde çadır gibi, gittim yanına.
Kezban öne eğilmiş, memelerinin yarısı dışarıda, halıyı hafif kaldırmış
bekliyor. Arkasına geçtim halıya yardım bahanesiyle dayadım sikimi ıslak
taytından götünün yarığına. Halı da ıslanınca bayağı ağırlaşmış. Yan
yapalım, dik yapalım derken, ben yarağımı bunun götüne aşağı yukarı
zorlamaya başladım. Kezban birden halıyı bıraktı yere, “Böyle olmaz, ben
halıyı kucağıma alayım, sen arkadan destekle, kollarımın yanından
kaldır, terasın duvarına asalım!” dedi. Aslında ben halıyı tek başıma
asarım, ama ibneliğine, “Tamam.” dedim. Kezban benim yardımımla kucağına
aldı halıyı, yukarı kaldırırken halıyı, ben kollarına alttan yardım
bahanesiyle memelerini alttan bastırmaya başladım. Ben numaradan gücüm
yetmiyormuş gibi yapıp, arkadan yarağımı dayıyor, önden memelerini
sıkıştırıyordum. Sanki ayakta sevişiyorduk.
Birden Kezban halıyı bırakıp sikimi eşofmanın üzerinden yakaladı. Bende
de film koptu, bunu kendime çevirdiğim gibi yapıştım dudaklarına.
Memelerini tamamen açığa çıkarttım, nasıl emip yalıyorum ama. Kezban da
benim yarağımı nasıl sıktıra sıktıra 31 çektiriyor, “Dayında keşke bunun
yarısı olsa…” diyerek. Bunun taytını tangasıyla birlikte sıyırıp,
amına indim, o nasıl bir am öyle, ince bir çizgi. Dilimle am dudaklarını
ayırınca, am deliğinin neredeyse yok denilecek kadar küçük olduğunu
gördüm. Mis gibi kokuyordu. Dilimle amının deliğine girmeye çalıştım.
Kezban birden titremeye, kafamı amına bastırmaya başladı. Şiddetli bir
şekilde orgazm oluyordu. Ben de neredeyse boşalacaktım…
Kezbanın önünde doğruldum ve sikimin tamamını gösterince başladı
kemirmeye. Benim sikim kızın elinde kürek sapı gibi duruyordu, iki
eliyle bana 31 çektiriyordu. Ağzına sokmaya falan çalışırken, ben
“Boşalacağım!” dedim ve tazyikle fışkırtmaya başladım. Kızın ağzı, yüzü,
saçları, memeleri, halı, teras duvarı hep döl oldu. Ama, boşalmam
bitmiyordu. Kezban hayretle sikime bakıyordu, “Bu ne bee? Terkos suyu mu
bu?” dedi. Açık havada da sevişmek ayrı güzel oluyormuş. Nasıl olsa
bizi kimse göremezdi, hem bina yüksek, hem de terasın duvarları
yüksekti.
Ben boşalmama rağmen sikim kazık gibi duruyordu. Ben bunu terastaki
koltuğun üzerine yüzüstü yatırdım, arkasına geçip sikimi dayadım amının
deliğine. Amının heryeri vıcık vıcık olmasına rağmen, ittirdim sikimi
ama kafası bile girmedi. Kezban da çığlık atar gibi olunca, ben yarağı
buna sokana kadar bütün mahalleyi toplar başımıza diye korktum. Kezbanı
kucağıma aldığım gibi içeri götürdüm. Kapıyı pencereyi kapatıp, bunu
önüme dört ayak domalttım, arkadan amına tekrar zorladım. Bu sefer
yarağımın kafası girdi, ama Kezban nasıl bağırıyor. Tekrar itince dibini
buldum bu sefer. Ama Kezban altımda kıvranarak, önünde duran koltuğun
minderini ısırdı ve ayı gibi böğürdü…
Başladım ben yavaş yavaş pompalamaya. Ama ben soktukça Kezban altımda
çılgınlar gibi kıvranıyordu. Amı yarağımın çapına alışınca başladı,
“Hızlı… Daha hızlı sok!” demeye. Ben de, “Bak hele orospuya, içine zor
aldı, bir de hızlı istiyor!” diyerek hızlanınca, 1 dakika geçmeden bu
yine başladı titremeye, kıvranmaya. Orgazm oluyordu yine. Boşalması
bitince bunu kendime çevirdim, öpmeye, yalamaya başladım. Bir yandan da
yavaş yavaş amına sokmaya başladım yine. Birbirimize sarılarak, öpüşerek
sikişiyorduk. Ama ben nasıl sokuyorum buna. 4-5 dakika sonra Kezban
yine orgazm olmaya başlayınca, ben de aynı anda içine öyle bir
fışkırmaya başladım ki, sanki biraz önce musluk gibi boşalan ben
değilim. Öylece birbirimize sarılarak yığılıp kaldık. Ter içinde
kalmıştık ikimiz de.
Sonra konuşmaya başladık. Kezbana dayımın fotoğrafını ilk
gösterdiklerinde, ben de varmışım o fotoğrafta ve damadın ben olduğumu
sanmış, çok sevinmiş. Ama sonra dayıma istediklerini anlayınca içi
burkulmuş. İstanbula gelmek te tesellisi olmuş. Ben birşey demeden
banyoya gittim ve yıkanıp çıktım, giyindiğim odaya girdim. Kezban yine
telefona sarılmıştı hemen. Ben yine paralel telefonu kaldırdım. Tahmin
ettiğim gibi Fatma yengemle konuşuyordu, “Abla, yaptık.” dedi. Fatma
yengem de, “Ne çabuk kız? Hele anlat!” dedi. “Abla dayanamadım, halıyı
bırakıp sikini tuttum. Ama o da en az benim kadar istekliydi. Abla
inanırmısın muhteşem sikiyor! Sikmeden önce amımı bile yaladı!” dedi…
Fatma yengem de, “Kız birşey soracağım, yarağı nasıl? Büyük mü?” dedi.
“Abla hani bizde hamur açtığımız küçük merdane var ya, onun gibi kalın,
boyu da el bileğimden neredeyse dirseğime kadar valla!” dedi. Fatma
yengem, “Deme yaa! Ah keşke beni de sikse, benim de amım şöyle bir
bayram yapsa! Bana bak, kız sen nasıl aldın o daracık amına?” dedi. “Bir
de bana sor abla, bozuntuya vermedim, ama neredeyse bayılacaktım ilk
girerken!” dedi. Fatma yengem, “Dayısına söyleyeceğim, bize çağırsın
onu, bu sefer de ben siktirecem kendimi!” dedi. Kezban, “Mutlaka tadına
bak abla!” dedi. Fatma yengem, “Nerede şimdi senin sikici?” dedi. “Öbür
odada giyiniyor abla.” dedi. Fatma yengem, “Aman dikkat et, kocan
anlamasın, gerçi kocan akşam gelene kadar daha çok vakit var, daha
sikişirsiniz siz!” dedi. “Bırakırmıyım abla, gelsin hemen atlayacağım
kucağına!” dedi. Fatma yengem, “Hadi kapa telefonu, anlamasın
konuştuğumuzu. Haa, dikkat et yırtmasın amını!” dedi. Gülüştüler ve
telefonu kapattılar.
Ben odadan çıktım, Kezban telefonda Fatma yengeme dediği gibi atladı
üstüme. Akşam dayım gelene kadar çatır çatır siktim Kezbanı. Akşam dayım
gelince, sohbet muhabbet derken, dayım demesin mi, “Abimle konuştuk
bugün, senin geldiğini söyledim, abim de Fatma yengem de seni çok
özlemişler, yarın birgün onlara da bir uğra, uğramazsan ayıp olur
oğlum!” dedi. İçimden, (Fatma yengemin neyi özlediğini çok iyi
biliyorum, o orospu da azmış!) dedim. “Tamam dayı, bu hafta onlara da
bir uğrarım!” dedim. Ertesi sabah dayımla beraber evden çıktım ve o
günden beri gitmedim onlara birdaha

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*